Altını
Islatma Bozukluğundan bahsedebilmemiz için, çocuğun 4. yaşını
bitirmiş ve 5. yaşından gün almış olması ve istemdışı
(iradedışı) nedenlerden ötürü altını ıslatmış olması
gerekmektedir.
Dolayısı
ile 5 yaşına giren ve geceleri yada gündüzleri yada hem geceleri,
hem de gündüzleri altını ıslatan bir çocukta, oluşum
nedenlerinin iyice araştırılması ve tedavi edilmesi zorunlu olan
bir bozukluk söz konusudur.
Altını
Islatma (Enürezis) Bozukluğunun Görülme Sıklığı
5
yaşındaki çocukların yaklaşık yüzde 15- 20 si,
10
yaşındaki çocukların yüzde 5’i,
12- 14
yaş arasındaki çocukların ise yüzde 2’si altını
ıslatmaktadırlar.
Ayrıca,
çocukluk ve genç ergen döneminde altını ıslatan hastaların ise
yaklaşık yüzde 3’ünün 20 yaşından sonra da altlarını
ıslatmaya devam ettikleri, çeşitli bilimsel yayınlarda
bildirilmiştir.
Altını
Islatma (Enürezis) Bozukluğunun Klinik Tipleri
Altını
Islatma (Enürezis) Bozukluğu, Birincil (Primer) Enürezis ve
İkincil (Sekonder) Enürezis olarak ikiye ayrılır.
Birincil
(Primer) Enüreziste, çocuk, hiçbir zaman altını temiz tutmayı
öğrenememiştir ve doğduğu günden beri altını ıslatmaya devam
etmiştir.
İkincil
(Sekonder) Enüreziste ise çocuk, uygun zamanında alt temizliğini
öğrenebilmiştir, ancak daha sonra araya giren olumsuz etkenlerin
tetikleyici etkilerine bağlı olarak, tekrar altını ıslatmaya
başlamıştır.
Sadece
gece altını ıslatma söz konusu ise, bu bozukluğa; Enürezis
nocturna, eğer sadece
gündüz altını ıslatma söz konusu ise; Enürezis diurna, eğer
hem gece hem de gündüz altını ıslatma söz konusu ise; Enürezis
diurna et nocturna
deyimleri kullanılır.
Altını
Islatma (Enürezis) Bozukluğunun Nedenleri
Üç
türlü etyolojik neden tanımlanmıştır;
- İdrar Yolları Anomalileri ve İdrar Yollarının İltihabi Hastalıklarına Bağlı Olarak Oluşan Ürolojik- Nefrolojik Kökenli Enürezis Bozuklukları
- Nörolojik Bozukluklara Bağlı Olarak Oluşan Nörolojik Enürezis Bozuklukları (Ör: Nörojenik Mesane)
- Genetik ve Psikolojik Bozukluklara Bağlı Olarak Oluşan Enürezis Bozuklukları
Biz
burada, yukarıda tanımlanan ilk iki grupta görülen Enürezis
Bozuklarını, yani ürolojik ve nörojenik bozuklara bağlı olarak
oluşan Enürezis bozukluklarını, Çocuk Psikiyatrisi Bilim Dalı
kapsamında olmadıkları için tanımlamayıp, sadece genetik
geçişli olan Enürezis bozuklukları hakkında bilgi vermeye
çalışacağız.
Son
yıllarda yapılan ciddi ve geniş kapsamlı bilimsel araştırmalara
göre, Çocuk Psikiyatrisi Bilim Dalında tedavi edilen Enürezis
olgularında yüzde 70 gibi çok yüksek oranlarda bu bozukluğa bir
genetik (irsi) yatkınlığın neden olduğu tespit edilmiştir.
Genetik
ve Psikolojik Bozukluk temelinde altını ıslatan enüretik
çocukların çok önemli bir kısmında (% 40- 60' ında) Enürezis
Bozukluğuna eşlik eden bir Dikkat Eksikliği Bozukluğu yada Dikkat
Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun var olduğu bildirilmiştir.
Eşlik eden Dikkat Eksikliği Bozukluğunun mağdur çocuklardaki
Enürezis Bozukluğunu daha da şiddetlendirerek, kronikleşmesine
neden oldukları, çeşitli bilimsel yayınlarda bildirilmiştir.
Yani, eğer Enürezis Bozukluğuna eşlik eden Dikkat Eksikliği
Bozukluğunun tedavi edilmemesi halinde, Enürezis Bozukluğunda
uygulanan ilaç tedavilerinin uzun vadede başarılı sonuçlar
veremediği çeşitli bilimsel yayınlarda öne sürülmüştür.
Yapılan
nöropsikolojik araştırmalarda, sağlıklı bireylerde, beyin
sapında yer alan Dikkat Merkezi (Nucleus Coeruleus) ile ön beyin
lobunda (Frontal lopta) yer alan idrar kesesi ve idrar kesesi
sfinkter kasları kontrol merkezleri arasında çok sıkı ve çok
karmaşık bir biçimde işleyen bir işbirliği olduğu ve Genetik
Enürezis Bozukluğu olan çocuklarda, yukarıda anılan merkezlerin
sinir hücrelerindeki yetersiz bir olgunlaşmanın, Enürezis
Bozukluğuna neden olduğu öne sürülmüştür.
Enürezis
Bozukluğunun Tedavisi
Bu
bozukluğun tedavisinde ilaç tedavileri ve psikoterapi çalışmaları
birlikte uygulanmaktadır. Sıklıkla Depresyon Bozukluğu, Anksiyete
(Kaygı) Bozuklukları ve Dikkat Eksikliği Bozuklukları altta yatan
Enürezis Bozukluğuna eşlik ettikleri için, zorunlu olarak ilaç
tedavileri ve psikoterapiler birlikte uygulanmaktadırlar.
İlaç
tedavilerinde üç farklı gurup ilaçtan yararlanılır.
1)Trisiklik
Antidepresan İlaçlar (Ör.: İmipramin)
Bu
gurup ilaçlar antikolinerjik etkileriyle, idrar kesesi kaslarındaki
düzensiz kasılmaları azaltmakta, ayrıca idrar kesesi sfinkter
(büzgeç) kaslarının tonusunu arttırarak, altını ıslatma
bozukluğunun giderilmesine yada azaltılmasına olanak
sağlamaktadırlar.
2)
Desmopressin
beyinde
hipothalamus- nörohipofiz ekseninde üretilen Antidiüretik hormonun
sentetik kopyasıdır. Gece uykudan önce alındığı zaman, gece
böbreklerden idrar salınımını azaltarak Enürezis sıklığının
ve şiddetinin azalmasına olanak sağlamaktadır.
3)
Oxybutinin
Antikolinerjik
ve antispazmodik bir ilaçtır. İdrar kesesi kaslarını gevşeterek
ve idrar kesesi sfinkterinin (büzgecinin) düz kaslarının kas
tonusunu arttırarak, Enürezis bozukluğunun giderilmesine yada
bozukluğun sıklığının ve şiddetinin azalmasına olanak sağlar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder